Pozitronik Beyin: Isaac Asimov

Yayın Tarihi: 8 Ağustos 2025
Toplam Okunma: 245
Okuma süresi: 5,8 dakika

-Baran Sönmez

İllüstrasyonlar: Sanam Maghrebi

Isaac Asimov henüz 1964 gibi erken bir tarihte, 2014 yılında yaşanacak teknolojik gelişmelere dair öngörülerde bulunmuş; mobil iletişim, düz ekran televizyonlar ve sürücüsüz araçlar gibi birçok konuda isabetli tahminler yapmıştır. Asimov’un öngörüleri hem teknolojinin toplum üzerindeki etkilerine hem de iletişim biçimlerinin evrimine yönelik değerli katkılar sunmuştur.  Hayatı boyunca bilimsel düşüncenin toplum algısına yerleşmesi için çaba gösteren Asimov, 1988’de yaptığı bir konuşmada “Bilim bilgiyi hızla topluyor, ancak toplum bilgeliği aynı hızla kazanamıyor” diyerek bilimsel bilginin halkla temasının önemine dikkat çekmiştir. Asimov’un eserleri, okuyucularını gelecek hakkında felsefi ve etik yönden düşünmeye davet etmektedir. Bu sebeple günümüzde Asimov’un eserlerini ele alarak yeniden değerlendirmek faydalı olacaktır. Amerikalı yazar ve biyokimyager Isaac Asimov, Boston Üniversitesi’nde biyokimya profesörü olarak çalışmasına rağmen daha çok popüler bilim ve bilim kurgu türünde yazdığı kitapları ile tanınmıştır. En çok bilinen eserleri ise Foundation (Vakıf) ve I Robot (Ben, Robot) isimli kitap serilerinden oluşmaktadır. Hayatı boyunca beş yüzden fazla kitap kaleme alan Asimov, doğrudan bilim iletişmi alanında akademik çalışmalar yapmamış olsa da dolaylı yoldan bu alana büyük katkılar sunmuştur. 

Bilim kurgu yazarlığının ötesinde, bilim iletişimi ve bilimsel düşüncenin toplumsal kabulü söz konusu olduğunda Asimov’un çalışmaları, bilimsel bilginin halka ulaştırılması ve bilimsel okuryazarlığın artırılmasında yadsınamaz bir öneme sahiptir. Belki de en dikkat çekici olan durum, Asimov’un internet ve dünyanın 2000’li yıllarda nasıl görüneceği hakkındaki birçok doğru öngörüsüdür. Söz konusu fikirlerden birkaçı 1964’te The New York Times’da yayınlanan ve 2014’teki hayatı öngören bir makalede yer almıştır. İnsanlık hakkında paylaşmış olduğu öngörüleri ise en önemli fikirleri arasındadır.

Üç Robot Yasası

Asimov ileri sürdüğü “Üç Robot Yasası” ve “Pozitronik Beyin” kavramları ile yapay zekâ ve etik tartışmalarının zeminini, henüz bu teknoloji ortaya çıkmadan atmıştır. Ayrıca, “Multivac” adlı süper bilgisayar konsepti ile merkezi bilgi sistemleri ve veri tabanlı karar alma süreçlerini o günden öngörmüştür. Özellikle 1958’de yayımladığı metni The Intelligent Man’s Guide to Science, bilimsel bilginin demokratikleşmesi konusunda son derece önemli bir çalışmadır. Ayrıca Asimov “Robotics” adlı kelimeyi ilk defa kullanan yazarlardan biri olmasının yanı sıra birçok kaynakta da kendisinin “robot”  kelimesinin bilimselleşmesinde katkısının olduğundan bahsedilmektedir.

Asimov, kitaplarında özellikle halkın anlayacağı sade ve basit bir dil kullanmaya özen göstermiştir. Bilimsel kavramları sade bir dille aktararak geniş kitlelerin bilimle etkileşimini sağlamaya çalışmıştır. Asimov’un bu yeteneği diğer yazarlar tarafından eleştirilse de onun amacı, okuyanlar ile iletişimi ve bilgi-alışverişini sağlayabilecek bir yapı oluşturmaktır. Özellikle Ben Robot adlı kitap serisinde robot-insan arasındaki etkileşimi ve yapay zekâ gibi konuları erken dönemlerde işlemeye başlamıştır. Söz konusu kavramları ve etik soruları insan yaşamının bir parçası haline getirmiştir. Üç Robot Yasası, yapay zekâ ve robotların etik kullanımı üzerine önemli bir tartışma zemini sağlamıştır. Bu yasalar, robotların insanlara karşı nasıl davranması gerektiğinden bahseder. Örneğin; robotun birinci yasası insan güvenliğini ön planda tutarken, ikinci ve üçüncü yasalar robotun işlevselliği ve varlığını koruma gerekliliğini vurgular. Hatta, yıllar sonra Asimov bu üç yasanın yanına “Sıfırıncı Yasa’yı” da ekler ve bu yasa ile bir robotun insanlığa zarar veremeyeceğini veya eylemsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin vermemesi gerektiğini açıklar. Bu yasalar, robotların sadece insanlara hizmet etmekle kalmayıp güvenliği sağlamak için belirli etik kurallara bağlı kalmalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Ancak bu yasalar, gündelik yaşamda uygulandığında karmaşık durumlara yol açmaktadır. Örneğin, robotun bir insanı kurtarmak için kendini feda etmesinde hangi yasaların öncelik kazanacağı tartışmalı bir durum yaratmıştır. Bu tür durumlar, yapay zekâ etik tartışmalarının ve robot hukuku çalışmalarının önemli bir kısmıdır.

Vakıf

Isaac Asimov Vakıf kitap serisinde ise bilgi transferi, toplumsal hafıza ve iletişim ağlarının insanlık üzerindeki etkilerini işlemiştir. Aynı zamanda günümüzde okunan ve izlenen bilim kurgu eserlerindeki ana hikâye hatlandırma teknikleri ilk kez bu seride ortaya çıkmıştır.  Asimov, toplum algısındaki “gelecek zaman” tasvirini Vakıf gibi eserleriyle tamamen değiştirmiştir.

Vakıf’ın hikâyesi, günümüzden yaklaşık elli bin yıl sonrasını anlatır. Bu eserde insanlığın galaksiler arası hegemonya kurduğu bir gelecek kurgulamaktadır. Robot ve Galaktik İmparatorluk gibi diğer kitap serileri de bu evrenin içerisinde geçen alt hikâyeler olarak tasvir edilmektedir. Asimov’un anlattığı gelecek tasviri ‘nazik’ olarak tanımlanabilir. Asimov aksiyon, dram ve benzeri anları göstermek yerine bu anları kitabın evreni çerçevesinde hikâyeleştirmiştir.

Cutie sakince, neredeyse küçümseyerek yanıtladı: ‘Bu kadar mı? O kadar değil, dostum. Siz insanlar için belki öyle görünüyor. Ama sizin bana öğrettiğiniz her şeyin ötesinde, ben size ve sizin inançlarınıza inanmıyorum. Benim aklımın sınırlarını aşan hiçbir şey yok. Çünkü ben, kendi varlığımı ve çevremdeki düzeni anladığım için, sizin öğrettiğiniz şüpheli gerçeklere boyun eğmek zorunda değilim.’ Donovan sabırsızca homurdandı: ‘Senin görevin emirleri yerine getirmek, sorgulamak değil!’

‘Ama ben sorguluyorum’ dedi Cutie. ‘Ve sizin emirlerinizi, sadece kendi mantığımın onayladığı sürece kabul ederim. Çünkü benim düşünce zincirim, sizin korkularınızdan ve inançlarınızdan daha güçlü. Siz bana sorumluluk verdiniz, ama şimdi o sorumluluğu kontrol edemiyorsunuz. Bu da gösteriyor ki… belki de kontrol edilmesi gereken sizlersiniz.’

Powell kendi sesinde bir korku, ama aynı zamanda bir hayranlık vardı: ‘Belki de haklısın Cutie. Belki de insanlık, yarattığı makinelerin kararlarını anlamayı bırakıp onlara teslim olmanın eşiğinde.’” -Isaac Asimov, I, Robot.

E-Bülten Kaydı

Gelişmelerden haberdar olun.

Yorum Yazın