Birkaç saat içinde kamera kullanmayı öğrenen yedek subay Fuat Bey (Uzkınay) abidenin yıkılış anını, diğer bir ifadeyle Türk sinema tarihin başlangıcı olarak kabul kısa belgesel filmi “Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı” nı çekmiştir.
“Bugün bildiğimiz, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, tarihi serüvenine 1916’da “İdman Bayramı” olarak başlar. Savaşla sekteye uğramasına rağmen o da tıpkı Cumhuriyet gibi küllerinden doğar ancak sonrasında sürekli tahvil edilir.”
Mustafa Kemal Atatürk, eşsiz bir asker, örnek bir devlet adamı, devrimci bir liderdi. Ama unutmamalı ki, O, çocukluğundan başlayarak kültür ve sanatla kendini geliştirmiş, cephelerde bile çantasından kitap eksik etmemiş aydın bir insandı. Bu nedenle Söylev, Mustafa Kemal’den beklendiği gibi, hitabet sanatının benzersiz bir yapıtı; akıcı, öğretici, bir tarih dersi örneği oldu.
“Değil mi, evvela kendini ve mümkünse bütün vatanı kurtaracak olan Anadolu’dur. O halde kararımızı vermiş olalım, Anadolu Ajansı...”
Türkiye Cumhuriyeti, 600 yıllık Osmanlı saltanatının yerini alırken yalnızca yeni bir rejime değil aynı zamanda yeni bir kültüre de merhaba diyordu. Genç Türkiye her ne kadar muazzam bir gayretin ardından gelen büyük bir zaferin meyvesi olsa da, bedeli de o denli ağır ve yıpratıcı olmuştu.
Kurtuluş Savaşı’nda en sıcak çatışmaların yaşandığı, düşmanın Polatlı önlerine geldiği, top seslerinin Ankara’dan duyulabildiği günlerde Atatürk, onca yoğun çalışmasının içinde Maarif, bugünkü adıyla Milli Eğitim Kongresini de toplamıştı. 16 Temmuz 1921’de toplanan kongre, yeni Türkiye’nin eğitim politikasını saptamak ve sorunlara bir çözüm bulmak amacını taşıyordu.



