<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nutuk arşivleri - Context Dergi</title>
	<atom:link href="https://contextdergi.com/kategori/nutuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://contextdergi.com/kategori/nutuk/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 08:34:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>
	<item>
		<title>Bağımsızlık Mücadelesinin Dili: Nutuk&#8217;un Metin Analizi</title>
		<link>https://contextdergi.com/nutuk-bagimsizlik-mucadelesinin-dili/</link>
					<comments>https://contextdergi.com/nutuk-bagimsizlik-mucadelesinin-dili/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beykent Newslab]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2024 09:30:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[2.Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[kelime bulutu]]></category>
		<category><![CDATA[metin analizi]]></category>
		<category><![CDATA[nutuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://contextdergi.com/?p=2588</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nutuk, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna uzanan süreci kapsayan ve Cumhuriyet’in yol haritasını oluşturan temel bir metindir. Bu çalışma, Nutuk metninde sıkça geçen kelimelerin analizini sunar.</p>
<p><a href="https://contextdergi.com/nutuk-bagimsizlik-mucadelesinin-dili/">Bağımsızlık Mücadelesinin Dili: Nutuk&#8217;un Metin Analizi</a> yazısı ilk önce <a href="https://contextdergi.com">Context Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kemal Günay, Murat Uluk</em></p>
<h3><em>Nutuk, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna uzanan süreci kapsayan ve Cumhuriyet’in yol haritasını oluşturan temel bir metindir. Bu çalışma, Nutuk metninde sıkça geçen kelimelerin analizini sunar. Ayrıca, duygusal öğeler ve ağ analizleri de bu çalışmanın önemli bir parçasını oluşturur.</em></h3>
<p>Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaklaşık altı gün süren konuşmasının metnini içerir. Bu eşsiz konuşma, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasının ardından Türkiye’nin yeni bir Cumhuriyet olarak kuruluşunun temellerini atmaya yönelik Atatürk’ün vizyonunu ve liderliğini yansıtır. Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en önemli belgelerinden biri olarak kabul edilen Nutuk, sadece tarihî bir konuşma metni olmanın ötesinde, Türkiye’nin çağdaşlaşma ve laikleşme sürecine büyük katkı sağlamıştır. 19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nın kıvılcımını ateşlemesiyle başlayan Nutuk, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden başlayarak Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin tüm aşamalarını büyük bir ayrıntı ve derinlikle ele almaktadır. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk milletinin birliği ve bağımsızlığı için giriştiği bu büyük mücadele, tarihsel, siyasi, ve askeri bakımdan kapsamlı bir içeriğe sahiptir.</p>
<p>Eylül 2015 tarihli Kaynak Yayınları aracılığıyla basılan Nutuk’u, dilbilimsel bir bakış açısıyla incelemek için R ve Python programlama dillerini kullanarak çeşitli analizlere tabi tuttuk. Bu analizler sonucunda elde edilen veriler, bu eserin içeriğini daha derinlemesine anlamamıza yardımcı oldu. Toplam 171,451 kelimenin arasından en sık kullanılan kelimeleri belirleyerek bir etiket bulutu oluşturduk. Bu etiket bulutu, Nutuk’un ana temalarını, vurguladığı kavramları ve eserin odak noktalarını daha belirgin hale getiriyor.</p>
<p>Metinde ‘Millet’, ‘Milli’, ‘Büyük’ ve ‘Hareket’ gibi kelimelerin sıkça geçmesi, Atatürk’ün ifade ettiği ana fikirleri, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin ve millet egemenliğinin merkezi önemini vurgular. Bu kelimeler, Kurtuluş Savaşı sırasındaki toplumsal irade ve ulusal çaba konularına derinlemesine işaret eder.</p>
<p>Aynı şekilde, ‘Hükümet’ teriminin sıkça kullanılması, Türk milletinin bağımsızlığını temsil etmek amacıyla kurulan hükümetin başarıyla sonuçlanan bağımsızlık mücadelesi ve milletin kaderini tayin etme hikayesini anlatır. ‘Rauf Bey’, Milli Mücadele Hareketine katılan, Kurtuluş Savaşı’nın hazırlık aşamalarında ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında aktif görevler üstlenen ve <a href="https://contextdergi.com/cumhuriyetin-yuzu-nutuk/">Nutuk’ta</a> adı en çok geçen kişilerden biridir. Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine hitap ederken kullandığı ‘Efendiler’ ifadesi, bu tarihi konuşmanın dilini ve üslubunu yansıtır.</p>
<p>Nutuk’ta sıkça kullanılan kelimeler, bu metindeki temel kavramları ve vurguları anlama ve anlamlandırmada oldukça değerlidir. Çünkü bu kelimeler, milli bir mücadelenin ürünü olan Nutuk’un ana temasını daha derinlemesine anlamamıza yardımcı olur ve Türk milletinin tarihî çabalarını ve bağımsızlık mücadelesini daha berrak bir şekilde sunar.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-2591 alignleft" src="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/nutuk_duygu_skoru1-300x185.jpg" alt="" width="300" height="185" srcset="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/nutuk_duygu_skoru1-200x124.jpg 200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/nutuk_duygu_skoru1-300x185.jpg 300w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/nutuk_duygu_skoru1-400x247.jpg 400w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/nutuk_duygu_skoru1-600x371.jpg 600w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/nutuk_duygu_skoru1-768x474.jpg 768w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/nutuk_duygu_skoru1-800x494.jpg 800w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/nutuk_duygu_skoru1-1024x632.jpg 1024w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/nutuk_duygu_skoru1-1200x741.jpg 1200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/nutuk_duygu_skoru1.jpg 1224w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Nutuk’un duygu analizine baktığımızda, pozitif duygu unsurunun daha ağır bastığını gözlemliyoruz. Zira Nutuk, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin zafer hikayesini anlatmaktadır. Bu büyük mücadeledeki birlik, beraberlik, cesaret ve kararlılık gibi olumlu özellikler, içerikte vurgulanarak pozitif duyguların belirgin bir şekilde öne çıkmasına katkı sağlamıştır.</p>
<p>Ancak, ikinci olarak negatif duygu yoğunluğunu da görmek mümkündür. Bağımsızlık mücadelesi, her ne kadar büyük bir zaferle sonuçlansa da, bu mücadele aynı zamanda fedakârlık, kayıp, acı ve yıkım gibi duygusal yüklerle dolu bir süreci yansıtmaktadır. Bağımsızlığa olan inanç güven, kazanılan zaferlerin yol açtığı neşe, yaşanılan kayıpların getirdiği üzüntü ve çekilen zorlukların yarattığı öfke gibi duygu durumları, bu eserde karşımıza çıkan diğer önemli temalar arasındadır. Sonuçta Nutuk, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin hem zorluklarını hem de zaferini içeren bir eserdir. Bu çeşitlilik, ulusal hikâyenin karmaşıklığını ve dolayısıyla metnin duygu skorunu doğrudan etkilemiştir.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-2592 alignright" src="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/sosyal-ag-analizi-300x187.png" alt="" width="300" height="187" srcset="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/sosyal-ag-analizi-200x125.png 200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/sosyal-ag-analizi-300x187.png 300w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/sosyal-ag-analizi-400x250.png 400w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/sosyal-ag-analizi-600x375.png 600w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/sosyal-ag-analizi-768x480.png 768w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/sosyal-ag-analizi-800x500.png 800w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/sosyal-ag-analizi-1024x640.png 1024w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/sosyal-ag-analizi-1200x750.png 1200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/12/sosyal-ag-analizi-1536x959.png 1536w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Doğal dil işleme teknikleri kullanarak metin içerisindeki ilişki ağlarını ortaya çıkardığımızda en çok etkileşimin İsmet İnönü ve Rauf Bey isimleri arasında gerçekleştiği görülmüştür. Rauf Bey’in diğer ilişki ağında Refet Paşa ve Bekir Sami Bey yer alırken diğer kişilerin birbiriyle bağlantıları daha az sayıda gerçekleşmiştir.</p>
<p>Nutuk, Türk halkının Milli Mücadele dönemindeki kararlılığını ve birliğini yansıtan özel bir eserdir. Eserde sıkça geçen kelimeler, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi, arzusu ve iradesini yansıtarak Türk tarihindeki dönüm noktalarından birini Nutuk aracılığıyla görmemize yardımcı olur. Nutuk, yalnızca geçmişin bir anının değil, aynı zamanda Türkiye’nin bugünkü kimliğinin de bir yansımasıdır. Bu yönüyle Türk milletinin ulusal bilincinin ve bağımsızlık arzusunun bir ifadesi olarak önemini sürdürmektedir.</p>
<p><em>Not: Bu analiz akademik bir çalışmadan ziyade ön fikir oluşturması açısından değerlendirilmelidir.</em></p>
<p><a href="https://contextdergi.com/nutuk-bagimsizlik-mucadelesinin-dili/">Bağımsızlık Mücadelesinin Dili: Nutuk&#8217;un Metin Analizi</a> yazısı ilk önce <a href="https://contextdergi.com">Context Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://contextdergi.com/nutuk-bagimsizlik-mucadelesinin-dili/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğretici Bir Tarih Dersi Örneği: Söylev</title>
		<link>https://contextdergi.com/ogretici-bir-tarih-dersi-ornegi-soylev/</link>
					<comments>https://contextdergi.com/ogretici-bir-tarih-dersi-ornegi-soylev/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beykent Newslab]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 10:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[2.Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[söylev]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://contextdergi.com/?p=2506</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mustafa Kemal Atatürk, eşsiz bir asker, örnek bir devlet adamı, devrimci bir liderdi. Ama unutmamalı ki, O, çocukluğundan başlayarak kültür ve sanatla kendini geliştirmiş, cephelerde bile çantasından kitap eksik etmemiş aydın bir insandı. Bu nedenle Söylev, Mustafa Kemal’den beklendiği gibi, hitabet sanatının benzersiz bir yapıtı; akıcı, öğretici, bir tarih dersi örneği oldu.</p>
<p><a href="https://contextdergi.com/ogretici-bir-tarih-dersi-ornegi-soylev/">Öğretici Bir Tarih Dersi Örneği: Söylev</a> yazısı ilk önce <a href="https://contextdergi.com">Context Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Kemal Atatürk, eşsiz bir asker, örnek bir devlet adamı, devrimci bir liderdi. Ama unutmamalı ki, O, çocukluğundan başlayarak kültür ve sanatla kendini geliştirmiş, cephelerde bile çantasından kitap eksik etmemiş aydın bir insandı.</p>
<p>Bu nedenle Söylev, Mustafa Kemal’den beklendiği gibi, hitabet sanatının benzersiz bir yapıtı; akıcı, öğretici, bir tarih dersi örneği oldu. Bu yapıtın gerisinde Atatürk’ün güzel konuşma yeteneği, bilge kişiliği vardı. Mustafa Kemal okul yıllarında sadece kendisine verilenlerle yetinmemişti. Örneğin, öğretmeni Mehmet Tevfik Bey’in yardımıyla tarihin derinliklerine girmiş, Namık Kemal’in şiirlerini öğrenmişti. Atatürk bir yazardı, öyle ki Söylev’in roman, anı, öykü gibi bir yazın türü olduğundan da sıklıkla bahsedilir. Bu çok yönlülüğü sayesinde askerlikten yurttaşlık bilgisine ve hatta aritmetik-geometriye kadar geniş bir yelpazede sekiz kitaba imza atmış bir yazardı. Almanca ve Fransızca öğrenmiş, çeviriler yapmış, gazetelerde başyazar olarak Anadolu’nun kurtuluşuna dair yazılar yazmıştı. Tüm ulusun okuma ve yazmayı öğrenmesi için yazı devrimini gerçekleştirmişti. Dilimizin türkçeleşmesine, yalınlaşmasına önem veriyordu. Türkiye Cumhuriyeti’ni yönettiği, ekonomik, sosyal, kültürel atılımların en yoğun olduğu, kısaca işinin başından aşkın olduğu günlerde şöyle düşündü: büyük özverilerle yapılan Kurtuluş Savaşı ve kurulan Cumhuriyetin öyküsü, bir gün unutulacak mıydı? Hayır! Ve sonrasında sordu: Türk Devrimini inceleyecek gençler hangi yapıttan yararlanacaktı? Böyle bir eser yoktu. İş başa düşüyordu. Kalemi eline aldı, ayrıntılara önem vererek, sanki tuttuğu bir günlükten yararlanırcasına Söylev’deki tarihi gerçeği yazdı. Bunu yaparken de Türk Tarih Kurumu için belirlediği ilkeye kendi de uydu: “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir.” Ama tarihi yazan, yapılanlara doğrulukla bağlı kalmalıdır. İşte Söylev, tarihi yapanın yani bilge adam Atatürk’ün kalemiyle yazılan düne ve yarına ışık tutan bir belge öykü, büyük bir destan ve şiir; Türk Devriminin incelenmesini kolaylaştıracak önemli bir bilgi kaynağıdır. Ve Söylev, tüm ulusa verilen anıtsal bir armağandır. Bu armağan için de Atatürk’e çok şey borçluyuz.</p>
<div class="page" title="Page 9">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<h4>Türk devrimi, Ulus’un kendisine verdiği yetkiyle, onun kişiliğinde ete kemiğe büründüğü gün başlamıştı.</h4>
<div class="page" title="Page 9">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Atatürk Söylev’e Osmanlı’nın yenilgisinin onaylandığı ve ülkenin işgale açıldığı 30 Ekim 1918’deki Mondros Mütarekesi sonrasında yaşanan karanlık günleri anlatarak başlayabilirdi. Oysa Söylev’i kendisinin Anadolu’ya gelişiyle başlatmayı seçti. Açıkça göstermesi gerekiyordu:</p>
<div class="page" title="Page 9">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>“Türk devrimi, Ulus’un kendisine verdiği yetkiyle, onun kişiliğinde ete kemiğe büründüğü gün başlamıştı.” (*) Amasya Genelgesi, Erzurum, Sivas Kongreleriyle ulusu kurtuluş için umutlandıran çabaları başlattı. Damat Ferit Hükümeti’nin yıkılmasını sağladı. Misak-ı Milli (Ulusal And) kararlarını yeni İstanbul hükümetine de kabul ettirdi. Ancak 16 Mart 1920’de İtilaf Devletleri İstanbul’u işgal etti. Osmanlı Devleti tümüyle bağımsızlığını yitirmişti. Çözüm, Ankara’da Meclisi toplamaktı. 23 Nisan 1920 günü TBMM açıldı. Bu yeni bir devlet, yeni bir yönetim demekti. Kuva-i Milliye güçlerini düzenli ordu haline getirdi. Ardından ülkenin her yerinde ve her cephesinde milli mücadeleye başlandı. Başarılar, zaferler birbirini izledi. Büyük Taaruz’u başkomutan olarak yönetti ve ordunun başında İzmir’e girdi. Düşman yenilmişti ve sırada barış vardı. Lozan Antlaşması’yla yeni Türkiye Devleti’ni tüm dünyaya onaylattı. Yeni Türkiye’nin ve halkının kendi varlığından ve mutluluğundan başkasını düşünmemesi için saltanatı ve halifeliği kaldırdı. Cumhuriyetin kuruluşunu sağladı. Ülke içindeki tüm bilim ve öğretim kurumlarını Maarif Vekaleti’ne bağlayarak eğitim öğretim birliğini sağladı.</p>
<p>Türk toplumunun uygarlık yolunu açmak için din ile devlet işlerini ayırdı, tekke ve zaviyeleri kapattı, şeyhlik, dervişlik gibi unvanları kaldırdı. Ayrıca kadın ve aile özgürlüğünü güven altına alan yasayı da çıkarttı. Kendi sözleriyle, tek amacı vardı:</p>
<p>“Türk ulusunu uygar toplumlar içinde yaraştığı kata yükseltmek ve Türkiye Cumhuriyeti’ni sarsılmaz temelleri üzerinde her gün daha çok güçlendirmek&#8230;”</p>
<div class="page" title="Page 9">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<h4>Söylev’i bitirirken</h4>
<p>Söylev yazılıp okunurken Cumhuriyet on yaşına bile girmemişti. Ancak ilk ödev tamamlanmış, ulusal varlığı sona ermiş gözüyle bakılan bir ulus bağımsızlığına kavuşmuştu. Sırada, bilim ve tekniğin en yeni ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti kurmak işi vardı. Ve o da gerçekleşmişti. Söylev okunurken Cumhuriyetin onuncu yılına altı yıl vardı. Onuncu yıl marşında seslendirileceği gibi, her savaştan açık alınla çıkma savaşıydı bu. Anayurt hızla demir ağlarla örülmeye, yoksulluğun, karanlığın üstüne güneş gibi doğmaya çabalanıyordu. İlerleme, daha çok ilerleme zamanıydı&#8230; Kısa zamanda çok şey başarılmıştı. Ama yaşananlar, ulusun ve yarınki çocukların dikkatli ve uyanık olması gerektiğini göstermişti. Söylev işte bu görevi de yerine getirir. Doğrudan Türk gençliğine seslenerek biter.</p>
<p>* Paul Dumont, Atatürk’ün Yazdığı Tarih: Söylev, Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık, Kasım, 1997, İstanbul</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://contextdergi.com/ogretici-bir-tarih-dersi-ornegi-soylev/">Öğretici Bir Tarih Dersi Örneği: Söylev</a> yazısı ilk önce <a href="https://contextdergi.com">Context Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://contextdergi.com/ogretici-bir-tarih-dersi-ornegi-soylev/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
