<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>editör arşivleri - Context Dergi</title>
	<atom:link href="https://contextdergi.com/kategori/editor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://contextdergi.com/kategori/editor/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 09:54:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>
	<item>
		<title>Hangi Meslekte Nasıl Kullanılıyor? Yapay Zekâ ve Medyada İçerik Üretimi</title>
		<link>https://contextdergi.com/yapay-zeka-ve-medyada-icerik-uretimi/</link>
					<comments>https://contextdergi.com/yapay-zeka-ve-medyada-icerik-uretimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör Newslab]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2025 10:02:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Paradigma: Yapay Zekâ Sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[ay yapım]]></category>
		<category><![CDATA[Batıkan Köse]]></category>
		<category><![CDATA[decktv]]></category>
		<category><![CDATA[editör]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilik]]></category>
		<category><![CDATA[habercilik]]></category>
		<category><![CDATA[kemalcankayar]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[reklamcılık]]></category>
		<category><![CDATA[sözcütv]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar özer]]></category>
		<category><![CDATA[yeni medya]]></category>
		<category><![CDATA[zihni başsaray]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://contextdergi.com/?p=3375</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hangi Meslekte Nasıl Kullanılıyor? Yapay Zekâ ve Medyada İçerik Üretimi Pazarlama, gazetecilik, sosyal mecra yönetimi, senaryo yazarlığı gibi birbirinden farklı alanlarda yıllarca çalışmış uzmanlar, bu alanlarda üretken yapay zeka araçlarını nasıl kullandıklarını, bu uzmanlık dalına ve mesleğe nasıl etki edeceğini yanıtladı. Context Derginin 5. sayısı "yeni paradigma:Yapay Zeka" uzmanlar sorularımızı yanıtladı.   Yaşar Özer (Sözcü  [...]</p>
<p><a href="https://contextdergi.com/yapay-zeka-ve-medyada-icerik-uretimi/">Hangi Meslekte Nasıl Kullanılıyor? Yapay Zekâ ve Medyada İçerik Üretimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://contextdergi.com">Context Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="p1"><b>Hangi Meslekte Nasıl Kullanılıyor? </b></h1>
<h1 class="p2"><span style="font-size: 18pt; color: #ff0000;"><b><i>Yapay Zekâ ve Medyada İçerik Üretimi</i></b></span></h1>
<blockquote><p><span style="font-size: 14pt;">Pazarlama, gazetecilik, sosyal mecra yönetimi, senaryo yazarlığı gibi birbirinden farklı alanlarda yıllarca çalışmış uzmanlar, bu alanlarda üretken yapay zeka araçlarını nasıl kullandıklarını, bu uzmanlık dalına ve mesleğe nasıl etki edeceğini yanıtladı. Context Derginin 5. sayısı &#8220;yeni paradigma:Yapay Zeka&#8221; uzmanlar sorularımızı yanıtladı.</span></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p class="p1"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-3376 size-full aligncenter" src="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/yasar-ozer-e1747919114685.png" alt="" width="1080" height="567" srcset="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/yasar-ozer-e1747919114685-200x105.png 200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/yasar-ozer-e1747919114685-300x158.png 300w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/yasar-ozer-e1747919114685-400x210.png 400w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/yasar-ozer-e1747919114685-600x315.png 600w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/yasar-ozer-e1747919114685-768x403.png 768w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/yasar-ozer-e1747919114685-800x420.png 800w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/yasar-ozer-e1747919114685-1024x538.png 1024w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/yasar-ozer-e1747919114685.png 1080w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p>
<h3>Yaşar Özer (Sözcü TV, Yapımcı-Editör)</h3>
<p class="p1">Pek çok yapay zekâ aracını merak ettiğim için denedim ancak şimdiye kadar üretim sürecinde sadece ChatGPT’yi kullandım. Belgesel niteliği de taşıyan dosyalarda genelde tek başıma çalışmak durumunda kalıyorum. O yüzden ChatGPT’den sanki ekip arkadaşımmış gibi faydalanabiliyorum. Mesela toplamda on dakika sürecek bir çalışmanın metnini yazdım diyelim. Bazen üretim sürecinde bir eksik var gibi hissedebiliyor ya insan. Konuya hâkim olan biriyle fikir alışverişi yapmak yerine ChatGPT’ye danışmak mantıklı olabiliyor. Metin dili açısından özgünlüğü kaybetmemek adına destek almıyorum ancak “Sence bu metinde eksik bir bilgi var mı?” ya da “Vurgulamamız gereken başka bir detay var mı?” gibi sorulara son derece verimli cevaplar alabiliyorum. Kitaplardan ya da makalelerden faydalandığım bir çalışmada gerek duymuyor olsam da açık kaynak kullandığım zaman bir teyit aracına dönüşebiliyor. Pek çok açık kaynaktan kıyaslama yapabildiği için verimli oluyor. Nadiren de olsa belli bir dönemi görselleştirmek için kullandığım da oluyor.</p>
<div id="attachment_3383" style="width: 816px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-3383" class="wp-image-3383 size-large" src="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661-806x1024.png" alt="" width="806" height="1024" srcset="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661-200x254.png 200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661-236x300.png 236w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661-400x508.png 400w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661-600x762.png 600w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661-768x976.png 768w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661-800x1016.png 800w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661-806x1024.png 806w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661-1200x1525.png 1200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661-1209x1536.png 1209w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661-1612x2048.png 1612w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/Gazete-2-scaled-e1747994418661.png 1800w" sizes="(max-width: 806px) 100vw, 806px" /><p id="caption-attachment-3383" class="wp-caption-text">İllüstrasyon: Gülnihal Akbudak</p></div>
<p><img decoding="async" class="wp-image-3377 size-full aligncenter" src="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/kemal-can-kayar-e1747919210391.png" alt="" width="1080" height="550" srcset="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/kemal-can-kayar-e1747919210391-200x102.png 200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/kemal-can-kayar-e1747919210391-300x153.png 300w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/kemal-can-kayar-e1747919210391-400x204.png 400w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/kemal-can-kayar-e1747919210391-600x306.png 600w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/kemal-can-kayar-e1747919210391-768x391.png 768w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/kemal-can-kayar-e1747919210391-800x407.png 800w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/kemal-can-kayar-e1747919210391-1024x521.png 1024w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/kemal-can-kayar-e1747919210391.png 1080w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p>
<h3>Kemal Can Kayar (Deck TV, Genel Yayın Yönetmeni)</h3>
<p class="p1">Yapay Zekâ, kendisinden de beklendiği üzere en çok medya alanında iş üretim süreçlerini etkiledi. Kolay ve ucuza mal olabilen yapay zekâ araçları, öncesinde ancak bir profesyonelin elinden çıkabilecek seviyedeki içerikleri herhangi bir insanın yapabileceği hale getirdi. Her zaman tartışılan meseleye gelecek olursak: Yapay zekânın bu kullanımından bence biz bir avukat ya da mühendisin korktuğundan daha az korkmalıyız. Çünkü yapay zekânın yaptığı teknik üretimin, en azından şu anda yaratıcı üretimin yerini alması zor görünüyor. Dolayısıyla yapay zekâ yaratıcı üretimin önünü açarken, emeğe ya da teknik sermayeye dayalı iş akışını olumsuz etkilediğini düşünebiliriz. Yani hızlı kopyala yapıştır geç işlerden ziyade, yaratıcılık ve incelik gerektiren işler daha da önem kazanacak. Hızlı ve çok sayıda üretim yapan büyük medya şirketlerinin yerini daha niş üretim yapan firmalar alacak. Peki biz Deck TV olarak Yapay zekâ araçlarını nasıl kullanıyoruz? Temel olarak üç alanda kullanıyoruz. Bunlar; görsel tasarım, metin üretimi ve planlama. Tasarım süreçlerinde Adobe’un uygulamalarının kendi içinde sunduğu yapay zekâ desteği en çok faydalandığımız araçlardan. Örneğin Photoshop’un Genarative Fill (Üretken Dolgu) ve otomatik dekupe özelliği hızlıca kullanabileceğiniz, tasarım sürecini hızlandıran yapay zekâ araçlarından. Ayrıca Adobe’un yapay zekâ ile sıfırdan görsel üretimi için kullanıma sunduğu Firefly; özellikle web sitelerinde yer alan makale ve haberlere görsel üretmek için bulunmaz bir nimet. Photoshop’un fotoğraflarda noise azaltmaya yarayan de-noise özelliği sahada yanlış ISO gibi hatalar yüzünden yaşadığımız sorunları masada kurtarmak için büyük bir avantaj sağlıyor. Aynı şekilde Adobe’un Podcast uygulamasında sunduğu ses temizlemeye yarayan de-noise özelliği de dış gürültüleri toplayan mikrofon açıklarını kapatmak için oldukça ideal. Tabii bu özelliği kullanırken çok da abartmamak lazım, yapay zekâ olmayan sesler üretmeye de başlayabiliyor.</p>
<p class="p2">Metin tarafından baktığımızda ise yapay zekâ denince akla ilk gelen hiç şüphesiz ChatGPT. Burada temel nokta bir medya çalışanının saatlerini alacak işleri bota yaptırmak. Örneğin size bir basın bülteni geldi ve bir şirket tarafından yazıldığı için çok öznel ifadeler yer alıyor. “X şirketi olarak gururla yaptığımız bu proje” gibi ifadeleri yapay zekâya “Bu metni objektif bir dile çevir” diyerek hızlıca temizleyebiliriz. Ya da uzun deşifrelerdeki hataları ve cümleleri toparlamayı bota yaptırarak kendimizi bu iş yükünden kurtarabiliriz. Eğer İngilizce içerik üretiyorsanız yapay zekâ botunu çok daha verimli kullanabiliyorsunuz. İngilizce dil bilgisi kurallarına eğer Türkçe kadar hâkim değilseniz, yapay zekâ sizin için bedavaya çalışan Oxford İngilizce Edebiyat mezunu bir çalışan demektir.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-3378 size-full aligncenter" src="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/batikan-kose-e1747919286538.png" alt="" width="1080" height="558" srcset="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/batikan-kose-e1747919286538-200x103.png 200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/batikan-kose-e1747919286538-300x155.png 300w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/batikan-kose-e1747919286538-400x207.png 400w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/batikan-kose-e1747919286538-600x310.png 600w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/batikan-kose-e1747919286538-768x397.png 768w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/batikan-kose-e1747919286538-800x413.png 800w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/batikan-kose-e1747919286538-1024x529.png 1024w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/batikan-kose-e1747919286538.png 1080w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p>
<h3>Batıkan Köse (Ay Yapım, Senarist- Yazar)</h3>
<p class="p1">Ben yapay zekâdan şöyle faydalanıyorum; onunla sohbet ediyorum. Daha çok kafamı açmaya çalışıyorum. Sherlock Holmes-Watson konuşması gibi sorular sorarak, bilmediğim şeyleri öğrenmeye çalışıyorum. Bana bilmediğim tanımadığım komedyenler önermesini istiyorum. YouTube’da takip edebileceğim, dinleyebileceğim, merak ettiğim konularla ilgili bir podcast var mı? Ona soruyorum. Bazen ondan görsel atmosferler, mekanlar, ortamlar yaratmasını isteyebiliyorum. 1800’lerde Londra’daki bir evin içini bana tarif et. Onu betimle, şunu betimle gibi görseller istiyorum. Özellikle yarattığı sahnelerden besleniyorum. Geçen mesela antik bir Yunan tiyatrosuna gökyüzünden düşen bir otobüs yaratmasını istedim. Böyle tuhaf şeyleri resmetmesini istiyorum. O resimlerden ben, bir an yakalamaya çalışıyorum. Geçen Antik Yunan’da olimpiyat meşalelerinin taşındığı, taşınırken yolun ortasında söndüğünü hayal ettim. Mesela burada bir sahne yakalamaya çalıştım. Yapay zekâya hayal ettiğim kısa filmin storyboard’unu yaptırdım. Böyle kolaylıklar sağlıyor açıkçası.</p>
<p class="p1">Ayrıca ben yakın gelecekte yazarları ya da yaratıcı süreci saf dışı bırakabileceğini düşünmüyorum. Ama eğer yazar zaten iyiyse, yazarlık kumaşı olan birisine yapay zekânın çok büyük desteği olacağını düşünüyorum. Mesela Pixar’ın kullandığı bir senaryo yazılımı var. Yapay zekâ destekli. Şunu hesaplamışlar; bu filmde kadın karakterlerle erkek karakterler eşit konuşuyor mu? Senaryo yazım programı, yazım aşamasında bununla ilgili geri dönüş yapıyor. Diyor ki erkek karakterleri çok konuşturdun. Hemen sana bir öneride bulunuyor. Böylece yüzde elli yüzde elli daha eşite yakın kadın-erkek diyaloğu barındırıyor senaryo. Bu açıdan yapay zekâ çok iyi çalışıyor. Ama yaratıcı üretimi tamamen saf dışı bırakabileceğini düşünmüyorum.</p>
<p class="p2">Bence yapay zekâ şu an yenilikten uzak, bu da tam olarak yapımcıların istediği bir şey. Yeni olanı değil kârlı olanı istiyorlar. Algoritmalar gelecekte süreci daha fazla tetikleyerek, verilerden beslenen üretim sürecini güçlendirebilir. Çünkü yapay zekâ analiz süreçlerinde çok başarılı. Kullanıcı bazında algoritmanın desteğiyle şunu kestirebiliyorlar; biz on milyon için mi bir proje yapıyoruz yoksa bir milyon tık için mi bir proje yapıyoruz? Belki bizlere istediğimiz tarzda içerikler bile sunabilir. Belki kullanıcılara göre farklı sonlanan diziler bile yapabilir.</p>
<p class="p3">Ayrıca yapay zekâ bizim hakkımızda neredeyse her türlü bilgiye, veriye sahip. Bizim oy verme kararımızı etkileyebilecek potansiyelde reklamları bile önümüze çıkarabiliyor. Açıkçası ben yapay zekâ uygulamalarının yakında kişiye özel içerikler sunacağını düşünüyorum. Çünkü artık her şeyi yapabiliyorlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-3379 size-full aligncenter" src="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/zihni-bassaray-e1747919343282.png" alt="" width="1080" height="585" srcset="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/zihni-bassaray-e1747919343282-200x108.png 200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/zihni-bassaray-e1747919343282-300x163.png 300w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/zihni-bassaray-e1747919343282-400x217.png 400w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/zihni-bassaray-e1747919343282-600x325.png 600w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/zihni-bassaray-e1747919343282-768x416.png 768w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/zihni-bassaray-e1747919343282-800x433.png 800w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/zihni-bassaray-e1747919343282-1024x555.png 1024w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/zihni-bassaray-e1747919343282.png 1080w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Zihni Başsaray (Naysworks, Yaratıcı Departman Sorumlusu)</h3>
<p class="p1">Bir dostum şöyle bir anısını paylaşmıştı; tanıdığı bir gençten, Amerika’daki meşhur üniversitelerden birine kabul için “diversity” konulu bir makale istemişler. O da bir sayfa boyunca aşure tarifi yazmış ve bu makaleyle üniversiteden kabul almış.</p>
<p class="p1">Yaratıcılık bence budur. Bin yıllık aşurenin tarifini öyle anlatırsınız ki “diversity” denen yeni nesil kavramı eksiksiz, gediksiz ve son derece estetik biçimde anlatırsınız.</p>
<p class="p1">Bugünkü işleviyle yapay zekâ size diversity hakkında sonsuz bilgi verebilir, örnekleri önünüze serebilir ve binlerce referansı tarayarak sizin adınıza mümkün olan her dilde makale yazabilir.</p>
<p class="p1">Keza yine bugünkü işleviyle yapay zekâ size aşurenin tarihinden tarifine dilediğiniz türde metni yazıp teslim edebilir. Hatta uzay boşluğunda süzülen ve üzerinde nohut tanelerinden gülücükler bulunan bir aşure görseli de üretebilir.</p>
<p class="p1">Ancak yapay zekâ “Diversity gibi tumturaklı bir konuyu aşure tatlısı üzerinden anlatabilir miyim?” sorusunu soracak cesareti, ilhamı ve aklı insana vermez. Yapay zekâ bize cevaplar verir. Oysa bence yaratıcılık denen meret kahir ekseriyetle aklımıza ilişen çoğu zaman densiz, tuhaf ve hatta zaman zaman saçma görünen sorularla alâkalıdır.</p>
<p class="p2">Ben de kendi işimde yapay zekâyı cevaplar bulmak için kullanıyorum. Bu benim işimin az bir kısmını çok kolaylaştırıyor. Ancak soruların peşinden hala kendi duygu ve aklımla koşmayı tercih ediyorum. Çünkü bence insanın nev-i şahsına münhasır kimlik ve belleği en çok “akla gelen sorularla” kendini gösterip onu farklılaştırıyor.</p>
<div id="attachment_3382" style="width: 956px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-3382" class="wp-image-3382 size-large" src="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/22-scaled-e1747993573155-946x1024.png" alt="" width="946" height="1024" srcset="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/22-scaled-e1747993573155-200x216.png 200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/22-scaled-e1747993573155-277x300.png 277w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/22-scaled-e1747993573155-400x433.png 400w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/22-scaled-e1747993573155-600x649.png 600w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/22-scaled-e1747993573155-768x831.png 768w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/22-scaled-e1747993573155-800x866.png 800w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/22-scaled-e1747993573155-946x1024.png 946w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/22-scaled-e1747993573155-1200x1299.png 1200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/22-scaled-e1747993573155-1419x1536.png 1419w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2025/05/22-scaled-e1747993573155.png 1762w" sizes="(max-width: 946px) 100vw, 946px" /><p id="caption-attachment-3382" class="wp-caption-text">İllüstrasyon: Gülnihal Akbudak</p></div>
<p><a href="https://contextdergi.com/yapay-zeka-ve-medyada-icerik-uretimi/">Hangi Meslekte Nasıl Kullanılıyor? Yapay Zekâ ve Medyada İçerik Üretimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://contextdergi.com">Context Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://contextdergi.com/yapay-zeka-ve-medyada-icerik-uretimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emre Bayın: Kitabın Editöryal Yolculuğu</title>
		<link>https://contextdergi.com/emre-bayin-kitabin-editoryal-yolculugu/</link>
					<comments>https://contextdergi.com/emre-bayin-kitabin-editoryal-yolculugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beykent Newslab]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Nov 2023 09:00:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Medyanın Şairi: Halit Kıvanç Sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[dosya]]></category>
		<category><![CDATA[editör]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://contextdergi.com/?p=2141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Editör: herkesçe bilinen ama karşılığı ve önemi tam olarak kavranamayan bir meslek grubu. Çoğu zaman arka planda kalıp süreci yöneten editör, bir kitabı sorunsuz bir şekilde okura ulaştıranların başında geliyor.</p>
<p><a href="https://contextdergi.com/emre-bayin-kitabin-editoryal-yolculugu/">Emre Bayın: Kitabın Editöryal Yolculuğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://contextdergi.com">Context Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>-Ece Nisa Güven</em></strong></p>
<blockquote><p><span style="font-size: 14pt;">Editör: herkesçe bilinen ama karşılığı ve önemi tam olarak kavranamayan bir meslek grubu. Çoğu zaman arka planda kalıp süreci yöneten editör, bir kitabı sorunsuz bir şekilde okura ulaştıranların başında geliyor. İletişim Yayınları editörü Emre Bayın ile kitabın editöryal yolculuğunu; dosya kabulünden dağıtıma kadar olan süreci konuştuk.</span></p></blockquote>
<div class="page" title="Page 62">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p><strong>Öncelikle biraz kendinizden bahseder misiniz? Kaç yıldır editörlük yapıyorsunuz editör olmaya nasıl karar verdiniz?</strong></p>
<p><strong>Emre Bayın:</strong> 2014’ten beri İletişim Yayınları’nda çalışıyorum. Yayınevine gelen edebiyat dosyalarına bakıyorum. Aslında şöyle karar verdim diye anlatacağım net bir an yok. Üniversitede kendi tercihimle edebiyat okudum, ondan önce de kitaplarla aram hep iyiydi. Yani kitap okumak bir hobi olmanın ötesindeydi. Böyle olunca, severek ve isteyerek yapabileceğim en güzel iş de bu olabilirdi.</p>
<p><strong>Editörlüğü bize biraz anlatır mısınız bir editör ne yapar görevleri nelerdir, bir editör nasıl olmalıdır?</strong></p>
<p><strong>E.B:</strong> Yayınevlerine incelenmesi için belli dosyalar geliyor. Bir editör gelen bu dosyaları inceleyen, yayın kuruluyla birlikte bu dosyanın yayımlanıp yayımlanmayacağına karar veren, dosya üzerinde çalışan ve onu kitap haline getiren kişidir. Çeviriyse çevirinin doğruluğunu kontrol etmek, kurguysa kurgunun zaman, mekan, karakter tutarlılığını kontrol etmek bir editörün görevidir.</p>
<p><strong>Çeviri kontrolünden bahseder misiniz? Bir kitap nasıl çevriliyor, Türkçeye çevirirken tam karşılığı olmayan kelimelerde ne yapılıyor?</strong></p>
<p><strong>E.B:</strong> Çeviri kontrolü ekranın bir tarafına metnin orijinal halini diğer tarafına çevirmenden gelen metni koyup ikisini karşılaştırarak yapılıyor. Burada baktığımız şey kelimeleri yerlerine birebir aynı şekilde koymuş mu diye kontrol etmek değil, o metni gerçekten eksiksiz bir şekilde Türkçeye aktarabilmiş mi, Türkçe dil kurallarına uygun mu bunu kontrol etmek.</p>
</div>
<div class="column">
<p><strong>Dosya nedir, doğru bir dosyanın içeriğinde neler olmalıdır? Bize iyi dosya ile kötü dosyayı karşılaştırabilir misiniz?</strong></p>
<p><strong>E.B:</strong> Dosya, yazarın metninin, yani “yazdıklarının” ta kendisidir. Bu metin word vb. programlar aracılığıyla bilgisayarda yazılmış olabileceği gibi, doğrudan kağıda aktarılmış da olabilir. Aslında iyi dosya gerçekten her şeyi tamamlanmış, bitmiş ve dizilmiş dosyadır. Kötü dosya ise sinopsis olarak gelen ya da tam olarak sonlanmamış dosyadır. Eğer tamamlanmamış bir dosya gönderiliyorsa biz bu dosyayı incelemiyoruz. Çünkü başı ve sonu tam anlamıyla belli olmayan bir dosya hakkında karar verilmesi çok mümkün değil.</p>
<p><strong>Bir dosyanın incelenmesi ne kadar sürüyor?</strong></p>
<p><strong>E.B:</strong> Dosya yoğunluğuna göre bu süre değişebiliyor ama en az üç ay en fazla altı ay olacak şekilde mutlaka olumlu veya olumsuz geri bildirimde bulunuyoruz. Olumsuz dönüşlerimizde de detaylı bir şekilde dosyada ne gibi eksikler olduğunu ve neden kabul etmediğimizi açıklıyoruz. Deneme, kişisel gelişim ve şiir kitaplarını basmadığımız için de bu konulardaki dosyalar bize tamamlanmış şekilde gönderilse bile kabul etmiyoruz. Bu tamamen yayıneviyle ilgili bir durum.</p>
<div class="page" title="Page 63">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<h4>Aslında iyi dosya gerçekten her şeyi tamamlanmış, bitmiş ve dizilmiş dosyadır. Kötü dosya ise sinopsis olarak gelen ya da tam olarak sonlanmamış dosyadır.</h4>
<div class="page" title="Page 63">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p><strong>Dosya tamamen incelendikten sonra basmaya değer olup olmadığına nasıl karar verilir?</strong></p>
<p><strong>E.B:</strong> Bizim yaklaşık 15 kişiden oluşan bir yayın kurulumuz var. Bu kurulda dosyalar hakkında ortak kararlar alıyoruz. Kurguysa özgün dil kullanımı, kurulan anlatım dünyasının yoğunluğu, bütünlük; kurgu dışıysa özgün bir değerlendirme olup olmadığı, incelediği alana ne gibi “yeni” sözler eklediği aranan kıstaslar.</p>
<p><strong>Bilindiği üzere kitaplar genellikle birçok insan tarafından kapaklarına göre seçilir. Kapakların bir kitabı pazarlamak için ne kadar etkili bir silah olduğunu biliyoruz.Kitap kapağı yapılırken nelere dikkat edilir ve kapak kim tarafından seçilir?</strong></p>
<p><strong>E.B:</strong> Yazar, editör ve tasarımcının ortaklaşa yürüttüğü bir süreç bu. Yani doğrudan bir “seçim” yok. Kapaklara yazar, editör ve tasarımcının bir araya gelmesiyle karar veriliyor. Çoğu zaman yazardan bir fikir çıkıyor bunun üzerine editör yorumlarını ekliyor ve bu fikir en son tasarımcıya gidiyor.Fikirleri tasarımcıya iletirken birazda kitaptan bahsediyoruz. Çünkü tasarımcının kitabı okumak gibi bir şansı yok çoğu zaman. O yüzden aklımızda bulunan fikirleri tasarımcıya anlatıyoruz.</p>
<p><strong>Kapağın seçimini yazara bırakmak kitaba daha az ticari gözle bakmak anlamına gelmiyor mu? Yayınevi seçtiği tasarımla belki de kitaptan daha büyük bir gelir sağlayabilecekken neden kitaba daha az ticari yaklaşıyor?</strong></p>
<p><strong>E.B:</strong> Yazarın seçtiği kitap kapağı dikkat çekmeyecek veya satışa engel olacak gibi bir durum söz konusu değil. Bizim seçmemiz veya yazarın seçmesi hiç fark etmiyor bizim için asıl önemli olan kitaba uygun kapağı bulabilmek. İnsanlar ilk başlarda kitapları kapaklardan görüyorlar ve kapaktan, arka kapak yazısından etkilenip kitabı alıyorlar. Bence, en güzel kapak en dikkat çekici kapaktır.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-2429 size-medium alignleft" src="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-66x66.jpg 66w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-150x150.jpg 150w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-200x200.jpg 200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-300x300.jpg 300w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-400x400.jpg 400w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-600x600.jpg 600w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-768x768.jpg 768w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-800x800.jpg 800w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-1024x1024.jpg 1024w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-1200x1200.jpg 1200w, https://contextdergi.com/wp-content/uploads/2023/11/9319650_4133811-1536x1536.jpg 1536w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<div class="page" title="Page 63">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p><strong>Bir kitap basılırken ilk etapta kaç adet basım yapılıyor. Yazarın tanınır olup olmaması veya kitabın türü basılan adet üzerinde etkili oluyor mu?</strong></p>
<p><strong>E.B:</strong> Belirli bir basım adedi yok. Kitaba, yazara, hatta bazen türe göre bu adetler değişebiliyor. Yazarın daha önce çıkmış kitabı varsa o kitabın satışları veya yoksa o türde başka yazarların kitaplarının ne kadar sattığı iyice kontrol ediliyor ve karar bundan sonra veriliyor. Her kitabı belli bir sayıda basacağız diye genel bir kural yok, her şey değişebiliyor.</p>
<p><strong>Kitap basım sözleşmesinden bize biraz bahsedebilir misiniz? Yazarın ve yayınevinin kitap basıldıktan sonra kitap üzerinde ne gibi hakları bulunuyor?</strong></p>
<p><strong>E.B:</strong> Kitap basım sözleşmesi hem yazarın, hem de yayınevinin telif haklarını koruma altına almak için yapılan bir sözleşme. Bunu bir örnek üzerinden değerlendirmek gerekirse yayımlanan metinden 20 sayfa alınıp başka bir yerde</p>
<p>kullanılamaz veya hikaye alınıp dizi veya film yapılamaz. Bu sözleşme iki tarafın da haklarını koruyan tek güvence. İzinsiz yapılan her şeyde yazara olduğu kadar yayınevine karşı da bir suç işlenmiş sayılıyor. Bu yüzden iki taraf da birbirlerinin haklarını korumak zorunda. Sözleşme imzalandıktan sonra ise belli bir süresi oluyor ve bu süre zarfında kitapla ilgili yapılacak her şey yazar ve yayınevine sorulmak zorunda. Süre bittikten sonra ise yazar sözleşmeyi aynı yayıneviyle yenileyip devam edebilir veya başka bir yayıneviyle anlaşma sağlayabilir.</p>
<p><strong>Son olarak okuyup çok etkilendiğiniz bir proje oldu mu?</strong></p>
<p><strong>E.B:</strong> Şu sıralar Memduh Şevket Esendal’ın eserlerini tekrar yayımlıyoruz, Behçet Çelik hazırlıyor. Onları yayımlamak son derece heyecan verici bir durum.</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://contextdergi.com/emre-bayin-kitabin-editoryal-yolculugu/">Emre Bayın: Kitabın Editöryal Yolculuğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://contextdergi.com">Context Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://contextdergi.com/emre-bayin-kitabin-editoryal-yolculugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
